Bozkır Postası Tarafsiz Siyasi Bölge Gazetesi

Beton Ekonomisinden, Üretim Ekonomisine Geçilmeli

beton-ekonomisinden-uretim--ekonomisine-gecilmeli

Ekonomi Tıkandı, İlk Yüze Giren Firmalar Bile Batıyor Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Bozkırlı hemşehrimiz Mustafa Kalaycı’nın, TBMM’nde yapılan bütçe görüşmelerinde gündeme getirdiği “Ekonomide gidişat ve vergi sistemi” ile ilgili yaptığı basın açıklamasını gazetemize gönderdi.
15 Mart 2016 Salı 13:50

 MHP Konya Milletvekili Bozkırlı hemşehrimiz Mustafa kalaycı, Uzun süredir ekonomide reform niteliğinde yapısal önlemler alınmaması nedeniyle ülkemizin ekonomik sorunları yıldan yıla artmıştır. Yatırımlar azalmış, büyüme daralmıştır. Ekonomide zaten sınırlı olan kaynaklar üretken alanlardan hızla üretken olmayan alanlara kaymıştır. Arazi rantına ve inşaat sektörüne dayalı bir ekonomik yapı hâkim olmuştur. Bundan dolayı imalat sanayinin milli gelir içindeki payı gerilemiş, üretim ve ihracat dışa bağımlı hale gelmiştir. Üretim ve ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin payı azalmıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak yılardır hep uyardık. Uyguladığınız rant ekonomisi, beton ekonomisi yerine yatırım, üretim ve istihdamı artırmayı öngören üretim ekonomisine geçilmesini hep söyledik. Ama dinletemedik.
EKONOMİ TIKANDI, İLK YÜZE GİREN FİRMALAR BİLE BATIYOR
Hükümetin çizdiği pembe tablolar, artık acı gerçekleri saklamakta yetersizdir. Yapısal sorunlar, adaletsizlikler ve darboğazlar daha da ağırlaşmıştır. Türkiye ekonomisi tıkanmıştır. Ekonomiye güven kaybolmuştur. Sanayimiz, KOBİ'lerimiz, üreticimiz zor durumdadır. Rekabet gücü tükenme noktasına gelmiştir. Piyasalar neredeyse durmuş vaziyettedir. Tahsilat yapılamamakta, icralar artmaktadır. İlk yüze giren firmalarda bile iflaslar baş göstermektedir. Esnafımız, çiftçimiz, iş adamımız tefecilerin eline düşmüş, yüksek faizlerle borç alıp senedini, çekini kırdırmaktadır.
EKONOMİDE YAPISAL MAHİYETLİ REFORMLAR ACİLEN YAPILMALI
Ekonomide ortaya çıkan reform ihtiyaçlarına artık cevap verilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak ekonomiye ilişkin 7 temel alanda yapısal mahiyetli reformlar yapılması gerektiğini ve alınması gereken bir dizi önlemleri daha önce milletimize duyurduk. Bunlardan biri “Vergi reformu”’dur.
Maliye Bakanının bu yıl yaptığı gibi, yıllardır bütçe sunumunda vergi reformundan bahsedilerek, vergi kanunlarının yenileneceği söylenmiş ancak bir türlü yapılmamıştır. Boş konuşmakla olmuyor. İcraat yapılmalıdır.
Basit, anlaşılır ve adaletli bir vergi sistemi acilen tesis edilmelidir. Vergi gelirleri içindeki dolaylı vergilerin payının azaltılması suretiyle dar gelirlilerin vergi yükü hafifletilerek vergide adalet sağlanmalıdır.
ÜRETİM ÜZERİNDEKİ AĞIR VERGİ YÜKÜ AZALTILMALI
Vergi sistemi ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını dikkate almalıdır. Bu çerçevede yatırım yapanlara, istihdam, üretim ve ihracat artışı sağlayanlara yönelik vergi indirim ve kolaylıklarını içeren bir program uygulamaya konulmalıdır.
Yüksek teknolojili, yüksek katma değer ve istihdam sağlayan yatırım projelerine yüzde 100’e kadar yatırım indirimi getirilmelidir. Sektörel ve dar bölge teşvik sistemine geçilmelidir.
Türkiye’de üretim üzerindeki vergi yükü ağırdır ve bu durum işletmelerin uluslararası rekabet gücüne de zarar vermektedir. Üretim üzerindeki vergi yükünün azaltılmasının istihdam ve büyümeye sağlayacağı olumlu katkının belli bir süre sonra bu kesimden sağlanan toplam vergi gelirlerinde de artışa yol açacağı hesaba katılmalıdır.
Sayın Bakan, damga vergisinde ölçüyü kaçırdığınızı itiraf etmişsiniz. Doğrudur. Üretim ve ticareti olumsuz etkileyen harç ve damga vergileri azaltılmalıdır.
KAYIT DIŞILIK, KAÇAKÇILIK VE KARA PARAYLA MÜCADELE EDİLMELİ
Vergi idaresinin insan gücü ve teknik alt yapı yetersizliği giderilmeli, liyakati esas alan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Vergi denetimine önem verilmeli, kayıt dışılık, kaçakçılık ve kara parayla mücadele etkin hale getirilmelidir.
Sayın Bakan, 21 Mart yaklaşıyor. Hükümetin eylem planında bu tarih verilerek “İmar planı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkan değer artışından kamunun pay alması sağlanacak” sözünüze ne oldu? Engelleyenler mi var?
AKP, ASGARİ ÜCRETİ EKİM AYINDA 1.230 LİRAYA DÜŞÜRÜYOR
Çalışanlar üzerinde de adaletsiz ve ağır vergi yükü bulunmaktadır. Vergi kesintileri nedeniyle çalışanların ücreti yıl içinde giderek gerilemektedir. “Sabit gelirli” olarak tanımlanan çalışanlar, AKP’nin vergi politikalarıyla “azalan gelirli” haline gelmiştir.
Asgari ücretlinin bile vergi tarifesinden dolayı vergi oranı yükselmekte ve yıl içinde ücreti azalmaktadır. Bu durum vergideki adaletsiz yapıyı açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Asgari ücretli bu yıl ekim ayında yüzde 20 vergi oranına yakalanacak olup, yılın son üç ayında 1230 lira ücret alacak.
MHP’nin 1400 lira asgari ücret vaadini taklit ettiniz ama elinize yüzünüze bulaştırdınız. Bizim dediğimizi tam yapsaydınız bunlar olmazdı, hem işverenin yükü daha az olur, hem de asgari ücretliler 1400 lira alırdı. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı, çalışanların vergi yükü mutlaka hafifletilmelidir.
BAŞBAKANIN, ŞOFÖR ESNAFINA ÖTV’SİZ YENİ ARAÇ SÖZÜ NE OLDU?
12 Mayıs 2015 tarihinde Sayın Başbakan "Ticari taksi, hatlı minibüs, servis aracı, özel halk otobüsünüzü 2016 yılı sonuna kadar yenilerseniz, ÖTV’nizi biz ödeyeceğiz” diye şoför esnafına müjde vermişti. 10 ay geçti, hani nerede?
Başbakan ayrıca araçlara takılacak kamera ve GPRS bedelini vergiden düşüreceğini, minibüsçülerin motorlu taşıt vergisi konusundaki sorununu çözeceğini, halk otobüsleri tanımını Karayolları Trafik Kanunu’na ekleyeceğini söylemişti. Bu sözlere ne oldu? Başbakanın şoför esnafına verdiği sözlerin üzerine mi yattınız?

Haber okunma sayısı: 3892



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER