Bozkır Postası Tarafsiz Siyasi Bölge Gazetesi

DÜNE, GÜNE VE YARINA DAİR

dune-gune-ve-yarina-dair

“Bugünkü yazımızda Sanki Yedim Camii ve Çeşmesinin hikâyesini işlemeye çalışacağız. Dahası sosyal medya hallerimizden olan “Ayar” verme sanatı ile ilgili bir bölümde yer alacak.
12 Kasım 2020 Perşembe 12:13

 Türbe durağı istikametinden Küçük Hisarlık’a giderken yolun solunda “Sanki Yedim” çeşmesi ile karşılaşacaklardır. Yazın suyu kurusa da ismiyle dikkatimi çekmeyi başaran bir çeşme oldu. Küçük bir sosyal medya araştırması neticesinde bu köyden Kasım Altuntaş önderliğinde yapılan bir hayır çeşmesi olduğunu öğrendim. Tabi bu arada İstanbul Fatih’teki Sanki Yedim Camisi hatırıma geldi. 17. Yüzyılda İstanbullu bir esnafın padişah camilerine imrenerek bir camii inşa etmeyi hayaline alması ve her gün kenara koyduğu parayla Fatih ilçesine bağlı Zeyrek semtinde cami yaptırdığı bilinmektedir. Küçük Hisarlıklı abimiz aynı düşünceyle mi yaptırdı bilemem ama güzel bir yerden ilham aldığı muhakkak. Bize de camisi İstanbul’da çeşmesi Küçük Hisarlıkta yazmak düştü. Rabbim hayırlarını kabul etsin.
AYAR VERME SANATI (!)
Ayar verme; eleştiri, nasihat, uyarı vb. anlamlar taşıyan argo bir deyimdir. Ayar verme zekice, ustalıkla yapılırsa okuyucu ve dinleyicileri kısa bir sürede olsa mutlu edebilmektedir. Tabi etkisi geçtikten sonra kim dikkate alırsa… Bana göre ayar durumuna göre insanlar 3’e ayrılır. Ayar verenler, ayar isteyenler ve ayar olanlar…
Ayar verenler: Biz genel itibariyle sosyal medyayı esas alacağımız için kişisel ilişkiler konumuz dışıdır. Ayar verenler kendilerini zeki, kapasiteli vb. üstün vasıflarla anlatırlar. Bir de ayarı verenleri sözle destekleyen oldu mu muazzam olur. Tabi gün gelince sözle destekleyenleri bulmak mümkün değildir. Aslında ayar veren kişi bu şekilde kendini üstün görerek aslında üstün olmadığını ve olamayacağını da ispat eder. Bu dediğim aklını kullanıp düşünenler için geçerli. Diğerleri ya alkışlar ya da susar. Susmak dikkate almamak demektir.

Ayar isteyenler: Birincisi en azından Bozkır’da benim tanıdığım ayar isteyen birisi yok. En azından benim tanımıma göre. Bana göre din ve devlet düşmanları, terör seviciler, ahlaksızlığı ve hırsızlığı meslek haline getirenler ayar istemektedir ve hak etmektedirler. İnsanların büyük bir çoğunluğu bunlara karşı ayar vermezler. Haklarındaki kararı kıyamete bırakırlar. Az bir kısmı da görev bilinciyle yukarıda saydığım modellere karşı ayar verirler. Her ikisi de kendince haklı. Bir husus var ki kendince görev yapan ve helalinden kazanmak isteyene karşı ayar vermek ayıptır, günahtır.
Ayar olanlar: Bu sınıfın insanları hatalarından veya kasıtlı olarak yaptığı işlerden dolayı ayar yiyen kesimi ifade eder. Bu kesimin bir bölümüne verilen ayar haklıdır ve bunların ağzı laf yapanları ayara karşı ayar verirler. Diğer bir bölümü ise mevcut durumdan ders çıkarıp yaptığı hatadan dolayı ders çıkarırlar. Bu saydığım grup “Erdemli” olarak tanımlayacağımız bir gruptur. İkinci grup ise suçsuz yere ayar yiyenler ki bunların bir kısmı susup Allaha havale ederler. Bunlar işi doğru yere ilettikleri için mutludurlar. Ancak bir yerden sonra sabır taşı çatlayıp cevap verirler. Yine haksız yere ayar verilenlerin birçoğu karşılıklı ağız dalaşına girerler ki bu durum da bir müddet sonra haklı ve haksızı ayırmak güçleşir.
Son Söz: En güzeli ayar vermek isteyenlere malzeme olmamaktır.
Dua: Rabbim yönümüzü ve ayarımızı Sırat-ı Müstakimden ayırmasın…
Selam ve dua ile

Haber okunma sayısı: 780

Haberin etiketleri:

DÜNE, GÜNE VE YARINA DAİR


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


KONYA - HAVA DURUMU

KONYA

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ