Bozkır Postası Tarafsiz Siyasi Bölge Gazetesi

KUT’UL AMMARE KOMUTANI HALİL PAŞA VE HATIRALARI

kutul-ammare-komutani--halil-pasa-ve-hatiralari

“Bugünkü yazımızın konusu Osmanlı dağılma dönemin subaylarından olup I. Dünya savaşındaki Kut’ul Ammare savaşının muzaffer komutanı Halil Kut Paşa ve hatıraları olacaktır.”
28 Temmuz 2020 Salı 12:05

  Osmanlı son dönemi milletimizin her yönden çeşitli bela, savaş ve ihtilallerle uğraştığı hassas günlerdeyiz. Devrin padişahı Sultan II. Abdülhamit. Ona karşı kurulan bir ihtilal teşkilatı: İttihad ve Terakki. Makedonya kan ağlıyor. Ruslar ve onların uzantıları olan Sırplar, Rumlar, Romenler ve hatta Müslüman Arnavutlar daha niceleri… Tek maksat önce Makedonya’yı sonra tüm memleketi zapt etmek. Sultan Hamit endişeli. Bölgeye genç subayları gönderirler. Kimler yoktur ki orada Mustafa Kemal’ler, Enver Paşa’lar ve adını sayamadıklarımız. İlk başta her şey yolunda gitmektedir ama sonra Makedonya’ya gönderdiğimiz subaylar oradaki ayrılıkçı isyancılarla birlik olup Sultan Hamid’le mücadele yolunu tutmuşlardır. Bunlardan birisi de Enver Paşa’nın amcası Halil Kut Paşadır.
Meşrutiyet yeniden ilan edilmiş her yer düğün bayram denirken önce 31 Mart isyanı yaşanır. İsyan Sultan Hamid’in tahttan indirilmesiyle noktalanmıştır. Artık devletin kaderi İttihad ve Terakki’nin elindedir. Halil Paşa ise rüzgârda oradan oraya savrulan bir yaprak misali… Libya’da çöllerde vatanperver insanlar bulur. Bölgeyi İtalya’ya terk ettiklerinde ise gözünden iki damla yaş süzülür sadece. Balkan savaşları sırasında yine Makedonya yolları görünür kendisine. Kanlı çarpışmalar netice itibariyle kadim başkent Edirne’nin dahi zor kurtulduğu bir süreç. Daha nefes vermeden Cihan Harbi meselesi çıkar. Kendini önce İran’da sonra Kut’ul Ammare’de bulur. Burada İngilizlere daha önce hiç yaşamadıkları bir tecrübe yaşatacaktır: Esaret. İngilizler bu zaferi tarihten silmeye çalışacaktır. Ama nafile. 29 Nisan 1916 Türk tarihine bir şeref madalyası olarak geçecektir. Sonra Bakü’yü zapt etmek için Kafkas İslam ordusu komutanlığında yine başarılar elde eder. Fakat 1918’de Osmanlı savaşı mağlup bitirince İttihatçılar gibi Bekirağa bölüğüne yollandı. Mütareke döneminde yeğeni Enver Paşa ile Türkistan’da bulundu. Sonrasında TBMM’nin isteği üzerine Rusya ile barış görüşmelerinde bulundu. Cumhuriyet döneminde ise Kut zaferinin anısına Kut soyadını aldı.
Hikâye destan kahramanlarını andırıyor. Kelle koltukta imparatorluğun her yerinde yılmadan savaşan bir neslin evladıydı. Kanaatimce nitelikli, zeki ve harp sanatını bilen insanlardı. Ama öngörü, siyaset ve diplomasi yönleri zayıftı. Heyecanlı ve maceracıydılar. İran’da ihtilal yapma sevdasına düşecek kadar hayalci. Vatan sevgisi ve mücadele ruhları vardı. Çok şey değiştirmek istiyorlardı. Bugün bizim cesaret dahi edemeyeceğimiz uzun yolculuklar görmüşlerdi. Ama padişahı devirmek için isyancılarla iş tutacak hatta padişah giderse her şey çok güzel olacak diyecek kadar saf kalpli. İhanet içinde değillerdi ama düne kadar kendilerini öldürmek isteyen isyancıların Abdülhamit giderse kendileri ile kol kola gireceklerini zannediyorlardı. Büyük resim çok farklıydı. Düşman kişiye değil onun temsil ettiği değere bakıyordu. Düşman onları Müslüman oldukları için yok etmek istiyordu. İşte sorun burada büyük resmi görememekteydi.

Haber okunma sayısı: 1950



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

KONYA - HAVA DURUMU

KONYA

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ