Bozkır Postası Tarafsiz Siyasi Bölge Gazetesi

NİHAYET!

Filiz KILINÇEL

Filiz KILINÇEL

E-Posta : filizkilincel@hotmail.com

 Uzun zaman önce bizler öğrenciyken, milli bayramlarımızı coşkuyla kutlardık. Her okulun kendi bando takımı olur, her öğrenci kendi bando takımıyla gurur duyardı. Öğretmenlerimiz günler öncesinden hatta aylar öncesinden hazırlıklara başlar, hangi öğrenci hangi faaliyette bulunacak, neler yapılacak karar verilir, adeta okullar arasında gizli bir rekabet duygusuyla tatlı bir telaş yaşanırdı. Halk oyunları, korolar, şiirler, konuşmalar ve daha birçok gösteri hazırlıkları yapılırdı. Tüm bunlar yaşanırken ne derslerden geri kalınır ne de bu işler angarya olarak algılanırdı. Bayram günü tüm öğretmenlerimiz şıklık yarışına girerler, bizlerin de en temiz en düzgün halimizle okula gelmemiz istenirdi. O zamanlar hiçbir veli bayramları tatil gözüyle görmez, çocuklarının faaliyetlerini izlemek için heyecan duyardı. Görev almayan öğrencilerin bile bir görevi vardı ki sunumunu bitiren arkadaşlarını ellerini patlatıncaya kadar alkışlamak, diğer okullardan daha çok alkış almalarını sağlamaktı.  Resmi geçit töreninde yanlış yapmamak için defalarca yapılan provalara rağmen hata yapma korkusuyla heyecanlanırdık. Ailelerimizin bizi izlediğini bilmek gurur verirdi. Öğrencilerin resmi geçidi bitince “Cumhuriyet kazanımları” adı altında kamu ve özel sektörden araçlar sırayla geçitlerini yaparlar, bu esnada öğrencilere çeşitli hediyeler dağıtırlardı. Onlardan kapabilenler sevinirdi ama kapamayanları da okulda dağıtılan çikolata ve gofretler teselli ederdi. Gösteriler bitip okula döndüğümüzde ya bir hayır sever ya da öğretmenlerimizin aldığı şeker, çikolata yada gofretler dağıtılır, bir nevi sorunsuz geçen tören için öğrencilere teşekkür edilirdi. 

Milli bayramlarımız sabah yapılan törenlerle son bulmazdı. Genellikle öğrencilerin sabahki gösterilerine ilaveten bir faaliyet zinciriyle akşam devam ederdi. Hiçbir şey yapılmasa bile meşalelerle, bando eşliğinde yürüyüş yapılırdı. Bayram sabahı caddeler gösterileri izlemeye giden insanlarla dolar taşardı. Yaşlı genç, kadın erkek herkes meydana toplanırdı. Bayram kutlaması öyle bir saatte bitmez, en az iki saat sürerdi. Çocukluğu Bozkır’da geçmiş, burada okumuş herkes bunları iyi bilir, ne demek istediğimi iyi anlarlar...
Bir süredir Milli bayramlarımız adeta geçiştirilme yoluyla sözde kutlanıyordu. Neler oldu bitti, kim ne yaptı yapmadı konusuna girmeyeceğim, hepimiz her şeyin farkındayız sanırım. Yerel seçimler geçtikten sonra üç milli bayram geçirdik, yeni bir yönetim başa geldiği için sabırla bekledim, aynı duyguları paylaştığımızı bildiğim başkanımıza zaman tanıdım, çünkü alışmak, bir şeyleri yerine oturtmak kolay değildir. Ve bu bayram yani Cumhuriyet Bayramımızda nihayet bir kıpırtı oldu. Bu kıpırtı önümüzdeki bayramlarda daha güzel faaliyetlerin olacağının habercisi gibi geldi bana ve umutlandırdı. Daha renkli ve daha coşkulu kutlamalar görecek gibiyiz. Eleştirilecek konular yok değil var elbette, ama zamanla eksikler tamamlanıp yanlışlar yerini doğrulara bırakacaktır. Yeter ki samimiyet olsun ve yeter ki o coşku yeni nesillere aşılanabilsin. Nasıl bizler küçükken milli bayram coşkusu yaşamışsak, yeni nesillerinde bu coşkuyu tatması ve yaşamasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Cumhuriyet Bayramı coşkusunu diğer milli bayramlarımızda misliyle artarak yaşanmasını istiyoruz. Kutlamalarda emeği geçen herkese, özellikle Belediye Başkanımıza, Milli Eğitim Müdürümüze, İlçe başkanlarımıza çok teşekkür ediyor, her bayram çıtayı biraz daha yükselterek eskiden olduğu gibi bayramlarımızı bayram gibi yaşatmalarını istiyoruz. Yani nihayet Bayramlarımızı eskisi gibi kutlamaya başladık. Emeği geçen herkese teşekkürler…

İzlenme: 123 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR